3 Ocak 2016 Pazar

Kafes | Josh Malerman



Dışarıda bir şey var…

Görülmemesi gereken korkunç bir şey… Ona atılan bir bakış kişiyi ölümcül bir deliliğe sürüklüyor. Ne olduğunu ve nereden geldiğini ise kimse bilmiyor.

Malorie ve iki çocuğu, olayların başlangıcından beş yıl sonra hayatta kalmayı beceren bir avuç insan arasındaydı. Nehrin kenarındaki terk edilmiş bir evde çocuklarıyla yaşayan Malorie, ailesinin güvende olabileceği bir yere gitmenin hayalini kuruyordu. Fakat onları bekleyen yolculuk tehlikelerle doluydu. Tek bir yanlış hamle ölümlerine yol açabilirdi. Ve onları takip eden bir şey vardı.

Bu bilinmeyene doğru gözbağının karanlığında yaptığı yolculukta Malorie sık sık geçmişi hatırlıyordu. Bilinmez tehlikenin karşısında bir araya gelerek hayatta kalmaya çalışan, kendisini de aralarına kabul ederek onu da kurtaran ev arkadaşları teker teker aklına geliyordu: Bir zamanlar yabancı olan bir grup insanın birer birer kapısını çaldığı evde kurdukları ortak hayat... Ancak sağ kalan ve kapılarını çalan insanlar arttıkça ortaya yüzleşmeleri gereken bir soru çıkmıştı: Herkesin aniden delirdiği bir dünyada kime güvenilebilirdi?

Tanıtım bülteni böyle diyor.

Bu kitabı alıp okuyup bitirmem birkaç saatimi aldı. Çok sürükleyici bir kitap elinizden bırakamıyorsunuz, sizi merakta bırakıyor. Korku gerilim türünde kitapları sevdiğim için ben bayılarak okudum.





Ana karakterimiz Malorie. Çok güçlü bir karaktere sahip. Bütün zorluklara çocuklarının daha güvende olabilmesi için katlanıyor haliyle kitap o ve iki çocuğunun (kız, oğlan) mücadelesini anlatıyor. 

Dünyada 4 yıl önce korkunç bir şeyler ortaya çıkmış. O şeylere bakan biri bir süre sonra ölü bulunuyor bu kaçınılmaz son.

İlk başta insanlar farkında olmuyor ama sonrasında haberlerde görülmeye başlanıyor. Artık kimse sokağa çıkamaz hale geliyor korkudan. 

Asla camdan dışarı bakmıyorlar. Evlerinin camlarını ışık gelmeyecek şekilde kapatıyorlar, kapıları sıkı sıkı örtüyorlar. Karanlıkta yaşamaya başlıyorlar. 

Malorie çocukları ile artık o evde yaşayamayacağını anlıyor ve gitmeye karar veriyorlar. Çocukları daha hiç güneş ışığı görmemiş çünkü çocuklar doğdukları zaman bu olaylar yeni başlamıştı.

 Malorie çocukları çok iyi yetiştirmiş, onların kulakları çok keskin. Her türlü sesi tanımlayabiliyorlar görmedikleri halde. 

Eşyalarını toplayıp dışarı çıkıyorlar ama üçünün de gözleri siyah bantlarla kapalı. Hiç biri etrafını görmüyor neyse kayıkla bir yolculuğa çıkıyorlar.

Bu yolculukta başlarına neler neler geliyor. Üçü de sağ salim gitmek istedikleri yere varabilecek mi? Yaratık gibi olan o korkunç şeyle karşılaşacaklar mı? merak ediyorsanız kitabı mutlaka okuyun.

Puanım: 3.5/5



2 yorum:

  1. Kitap gerçekten beni çok germişti, türünün hakkını vermiş gerçekten. Ben de çok beğenmiştim :')

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle! Bende elimden bırakamadım ne olacak diye. Baya sürükleyici, güzel bir kitaptı.

      Sil